Kayıtlar

Privacy Reklam Müziği-Bir Zeigarnik'in İnsanlarda Yarattığı Etki

Resim
Birkaç gündür gündemde olan Privacy reklam müziği herkesin diline dolandı. Şarkının bir türlü sonunu bağlayamayan sürekli akıllarına takılan kişiler arama motorlarına, video sitelerine, müzik uygulamalarına sözlerini anlayıp aratmakla, shazamlamakla ve türlü yaratıcılıkla sarıldıysalar da müziğin yapıcısından gelen son açıklamayla büyük hayal kırıklığı yaşadı.




Mert Tünay'ın resmi instagram hesabında yaptığı açıklamaya göre şarkı sadece bu reklam klibi için hazırlanmıştı ve uzun versiyonu yoktu. Parfüm reklamını izleyenler bu filmi olmayan fragmanın yarattığı hayal kırıklığını Youtube'daki videonun altına yorum atarak ifade etmeye başladı: 'Bu şarkının uzun versiyonunu yapın patlasın gitsin be abi!', 'Hiç mi yok?', 'Müslüm Babadan buraya nasıl geldim ?' ...
Bu yoğun isteğe yapımcıların ne tepki vereceği ise merak konusu. Önümüzdeki günlerde şarkının uzun versiyonu için çalışıp çalışmayacakları hakkında açıklama yapmaları bekleniyor...

https://www.youtub…

EZİLENLERİN PEDAGOJİSİ-PAULO FREİRE (KİTAP ANALİZİ)

Resim
İnsanlaşma; adaletsizlik, baskı, zulüm ile engellenir ancak ezilenlerin özgürlükleri için savaşmaları ile olumlanır. Tıpkı Fransız İhtilali’nde olduğu gibi, ezilen halkın egemenliğini sağlama mücadelesi buna örnek verilebilir: bir ezen kitle vardır, bir de ezilen. İnsandışılaşma sadece ezilenlerin mahkûm olduğu bir şey değildir. Zalimler yani ezenler de insandışılığı yaşarlar. Ezilen mazlumlar ellerinde olmayan sebepler sonucu insandışılığa itilirken, ezenler de bu durumu ‘ezme eylemini gerçekleştirmenin insandışılaştırıcı olması’ ile yaşarlar. Fakat bunu sürekli işleyen dünyanın bir gerçeği olarak görmek doğru değildir. Çünkü eğer böyle olursa ezenler her zaman ezmeye devam eder, ezilenler ise her zaman ezilmeyi sürdürür. Bu durum; adaletsiz bir sistemin sonucu olarak görülmelidir. Ve bu sistem ezilenlerin inandığı bir dönüşüm fikriyle yeniden inşa edilmelidir. Ezilenlere insandışı hissettirmek onların ezenlerle mücadele etmesine neden olur. Bu noktada ezilenler mücadelelerinin anlam …

İNSAN İLİŞKİLERİNE MİNİK BİR BAKIŞ

Hayata gözlerini yeni açmış bir bebekken bakıcımızla kurduğumuz ilişkinin bütün hayatımızı etkilediğini söylesem sanırım çok da garipsemezsiniz artık 21. Yüzyılın bu zamanları gelmişken… Evet eğer bebeğinizle yeteri kadar ilgilenmezseniz veya yanlış ilgilenirseniz bebeğinizin hayatını geçireceği birçok insanla sağlıksız ilişkiler kurması muhtemel.             Bowlby diye bir kardeşimiz bağlanma kuramı çıkartmış, bebek üç şekilde bağlanabilir demiş; güvenli, kaçınan, çelişkili. Güvenli bağlanmada bebeği bakıcısından ayırdığınızda ağlamaz. Onun geleceğini bilir çünkü. Kaçınan bağlanmada bakıcısı gittiğinde veya geldiğinde tepki vermez. Çünkü bağlanamamıştır. Çelişkili bağlanmada ise bebek olası bir ayrılma ve tek kalma durumuna çok büyük tepkiler gösterir ve bakıcısı yanına geldiğinde onu iter, sarılır, azarlar. İşte tüm bunlar bizim hayatımızı belirleyecek olan ‘ilişki türümüzün’ tohumlarını atmaktadır…             Öncelikle, aşikârdır ki hiçbir ilişki (anneniz, babanız hatta mahallenin…

BEYİN TEMELLİ ÖĞRENME

İnsan öğrenme yeteneği olan ve öğrenen varlıktır. İnsanı, diğer varlıklardan bu yanının üstünlüğü ile ayırmak mümkündür. Hayvanlardaki içgüdü hayatlarını sürdürmede onların en büyük yardımcısıdır. İnsan ise zekâ üstünlüğünün ürünü olan öğrenme yoluyla, hayvandaki içgüdünün fonksiyonunu yerine getirir. Sosyal bir varlık olan insan, kültürün üreticisi, alıcısı ve aktarıcısı olarak öğrenmeye ihtiyaç duymaktadır (Akbaba 2016:1). Öğrenme yeteneğinin en temel noktası insanda bulunan merak dürtüsüdür. İnsan merak edendir, merak edip her zaman daha gelişmişi arayan canlıdır. Bu sayede insanlık tarihi birçok keşifle doludur. Son yıllarda ‘insan nedir’ sorusuna daha çok beyin temelli yani nörofizyolojik açıdan verilen cevaplar yaygınlaşmaya başlamıştır. Dolayısıyla artık insanın mucizeliği beynine mâl edilmiştir.  İnsan beyni, birbiri ile karmaşık ilişkiler içinde bulunan 3 poundluk nöron hücreleri kitlesidir. Beyin tüm aktivitelerimizi kontrol eder ve yaratılışın en görkemli ve gizemli hari…

GÜNEŞİN KARANLIK YÜZÜ

‘Mikroskop insana önemini gösterdi, teleskop ise önemsizliğini…’ diyen düşünür mü daha parlaktır yoksa kuzeyi gösterme şerefi bahşedilmiş kutup yıldızı mı?          Uzayın derin karanlığını ışıtan milyarlarca yıldız aslında bizim güneşimiz parıldarken sükûta gömülmüş olabilir. Tıpkı bizim o yıldızları güneşin parıltısından veya kara kara bulutlardan dolayı göremeyişimizin o yıldızların ışığının yokluğuna delil olmadığı gibi; daha parlak bir güneş tepeye çıktığında bizim güneşimizin de ışığından bir şey kaybetmeyeceği aşikârdır. Ne de olsa en nihayetinde ‘Hiçbir güneş tek başına kâinatı aydınlatamaz.’          Herkesin sizden daha zeki, daha yetenekli, daha şanslı olduğunu, herkes sanki her an öğrenme ve gelişme aşkıyla yanıp tutuşurken sizin kös kös oturduğunuzu düşündüğünüz zamanlar olabilir. Hatta ‘Victor Hugo beni görse Sefilleri baştan yazardı.’ diye iç geçirdiğiniz bile oluyordur. J          Aslında önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi sürecin bu noktaya kadar olan kısm…